Sebi’nin karakteristik evi

Ve işte bana, evimi yeniden dekore etmek isteseydim kesinlikle böyle bir ev olurdu dedirten bir eve konuk oluyoruz bu hafta. Bu evi görür görmez her detayına vuruldum. İnanılmaz karakteristik ve gusto sahibi bulduğum bu evin hikayesini dinlemek için can attım ve hızlıca ona bu güzel karakteri katabilen sahibi ile evin ruhunu konuşmak için iletişime geçtim. Hatta inanır mısınız soracağım soruları bile çok önceden hazırladım. Sanki arada biri var ve bana gelip “İstediğin evi sonunda bulduk, yalnız dikkatli ol bu ev onun için çok değerliymiş ve gerçekten kıymetini bilen birine emanet etmeyi düşünüyormuş” demiş de ona bana güvenebilirsiniz, evinizin kıymetini çok iyi bileceğim der gibiydim. Ve sonunda sevgili Sebi, beni evin tüm oyuncuları ile tanıştırdı ve ortaya benim için inanılmaz değerli bir söyleşi çıktı.

Obje biriktirmek gibi bir merakın var mı, dikkatimi pek çok çeken özgün tasarımlar mevcut evinde?

Objelere karşı zaafım var, kabul ediyorum. Ancak objelere tek tek takılmıyorum, bence önemli olan bütünün birlikteliğinden oluşan enerjinin iyi olması. Dekorasyonu çok seviyorum ama sürekli evimi değiştiremeyeceğim için bu enerjimi objelerden yana kullanıyorum. Güncel trendlerden ve zamandan bağımsız, duygusal değeri olan ve doğayla bağ kuran objeleri daha değerli buluyorum. Evimde lüks sayılabilecek parçaların sayısı pek fazla değildir o nedenle.

Ne tarz kurgulara yaratmayı seviyorsun bu objelerle?

Arada sırada eşyalar ile objelerin yerlerini değiştirmeyi seviyorum. Bulundukları ortama göre anlamları da değişiyor gibi geliyor bana. Birbirine zıt düşen objeler, renkler, dokular ve doğal malzemelerle oynamak bana çok keyifli geliyor. Bu nedenle evimizde yaşanan mevsim ruh halime göre değişiklik gösterebiliyor.

Mesleğim fotoğrafçılık değil ama büyük tutkularımdan biri diyebilirim.

Çekimlerinin hep yakın plan ve still life tadında olması dikkatimi çekti. Merak ediyorum özel bir ilgi mi yoksa mesleğin fotoğrafçılık mı?

Detaylara hep önem vermişimdir. Sanırım bu yüzden yakın çekim yapmayı daha çok seviyorum. Still life fotoğraflarda da bunu yakaladığımı düşünüyorum. Mesleğim fotoğrafçılık değil ama büyük tutkularımdan biri diyebilirim.

Fotoğraflarına ve evinin dokusuna baktığımda seni ne kadar yansıttığından emin olmak istiyorum. Bana sorarsan hayattan ne istediğini bilen ve kendi kendine yetebilen bir kadın var karşımda, ne kadarı seni yansıtıyor?

Hayattan ne istediğini daha da iyi anlamaya başladıkça, insan evinde de ne görmek ve neye dokunmak istediğini daha iyi özümsüyor. Ben her zaman yaşadığımız mekanların bizi yansıttığını düşünürüm; zevklerimiz, tarzımız, yaşam görüşümüz. Genelde resmin bütününe bak deseler de bence bir evde yaşayanların gerçek kimliğini detaylardaki özen belli eder. Kararlı ve tutarlı bir yapım vardır. Sanırım evimde de bunu renk ve doku seçimlerinin devamlılığını sağlayarak hissettirebiliyorum.

Bir evde yaşayanların gerçek kimliğini detaylardaki özen belli eder.

Sebiha Cankur

Diğer taraftan evde ailemle zaman geçirmeyi çok sevdiğim için temel amacım; yaşamın telaşını, gündelik koşturmacaların stresini kapının dışında bıraktıracak, enerjimizi tazeleyecek, huzurlu ve sessiz bir ev yaratmak. Konfora yönelik yaptığım seçimlerimle hem ailem hem de kendim için bunu başardığımı düşünüyorum.

Peki , buna rağmen melankolik bir yanın var mı, bohem misindir mesela? Sanatla ne kadar ilgilisin?

Kaygıdan arınmış hayatın anlamını sanat ve sanatsal yaşam tarzında bulmuş ve yaşama gayesi sadece buna yönelmiş birisi olsaydım, sanırım bohem olabilirdim. Bohem olarak doğmanın pek mümkün olmayacağı gibi, zorlama ile de bohem olunamaz kanaatindeyim. Eğitim sistemimizdeki disiplini, zorlu yaşam şartlarını ve planlı yaşamak zorunluluğumuzu göz önüne alınca, bohemin umursamazlığına ve boş vermişliğine en baştan ters düştüğümüzü söylemek pek zor değil.

Ama şu var ki; bana göre hayatta her şey sanattır. Nasıl giyindiğin, nasıl davrandığın, evini nasıl döşediğin, çocuğuna nasıl davrandığın, gülüşün, aile ilişkin… Kısacası, hayat zaten sanatın ta kendisidir.

Evin her tarafına serpiştirilen dergi, gazete ve kitaplar dikkatimden kaçmadı. Onları etrafında bulundurmaya özellikle mi dikkat ediyorsun?

Evlerde oluşturulan kitap köşelerine bayılıyorum. Bu yüzden bizim evin ağırlık merkezinde kitap ve dergi vardır.Hobilerimizi mümkün olduğu kadar hayatımıza dahil etmenin verdiği keyif hoşuma gidiyor. Bu nedenle kitaplarımın ve sevdiğim dergilerimin hemen erişebileceğim noktada, elimin altında bir yerlerde olmasını çok seviyorum.

Hasır, bakır, emaye, ahşap, cam… Tüm bu dokuları bir arada kullandığına şahit oldum. Hangisi senin olmazsa olmazın?

Evimde malzeme seçiminde her zaman doğadan uzaklaşmayan ürünlere yönelmeye çalışıyorum. Bu nedenle doğanın bir parçası olan ve büyük bir yaratıcılıkla şekillendirilmiş ahşap, mermer, hasır, cam, bakır gibi malzemeleri bir araya getirmeyi çok seviyorum. Natürel tonlardaki ketenler, yumuşacık dokulu tekstiller benim olmazsa olmazlarımdan. Abartısız ama ustasının izlerini taşıyan ayrıntılar ilgimi çekiyor ve benim tarzımı daha iyi yansıtıyor.

Hangi markaları tarzına yakın buluyorsun, nerelerde alışveriş yapıyorsun?  

Özellikle yalın ve modern görüntüsünü kültürel detaylarla zenginleştiren Yargıcı’nın ev koleksiyonunu çok seviyorum. Doğal, sade ve zaman zaman da etnik sevdiğim için Zara Home, H&M, Mudo favori markalarım arasında. Ülkece ekonomik koşullarımız ve değişen yaşam biçimlerimize uyumluluğu göz önüne almak gerekirse; aile bütçesinin dostu, fonksiyonel ürünlerin kralı İkea’yı tek geçerim. Aradığım her şeyi bulabiliyorum çünkü. Ne demişler: “İkea evimizin her şeyi”

En çok hangi şehir ya da mekân seni büyülüyor, bunun ilk farkına vardığın zamanı biraz paylaşabilir misin, nelerdi ilgini çeken şeyler?

Bu sorunun cevabı için şu şehir ya da bu mekân diye net bir çerçeve çizemem sana ama benim bir yeri sevmem için uzak diyarlara gitmeme gerek yok. Bazen yaşadığım şehir, bulunduğum semt, hatta yaşadığım sokak bile benim için keşfedilmeyi bekleyen pek çok değere sahip. Parkımızdaki sararmış yapraklar bile büyüler beni 😊

Biri gelip senden kendisi için bir ev dekore etmeni ve bunda sınırsız özgür olduğunu söylese bu nasıl ve nerede bir ev olurdu?

Bu soru için hayattan hayal ettiğim ve olmasını dilediğim soru diyebilirim 😊 Eski Rum evleri ve Orta Çağ mimarisine hayranlığım var. Hatta ailece sık sık gittiğimiz Foça’da duvarları yıkık dökük eski bir taş ev görse oğlum “anne bak, bu ev tam senlik” der. Bu ilgim oğlumun bile dikkatini çekmiş demek ki. Öyle çok uzaklara gidip, atıp tutmak istemiyorum. Bütçe de sınırsız olduğuna göre, Foça’da eski bir Rum evini geçmişine sadık kalarak, taş ev ruhunun hakkını veren karakterli bir ev olarak dekore etmek isterdim. Rustik yüzeyli mobilyalar, ham ahşap tasarımlar ve eskitme aksesuarlar, yani ne kadar çizik ve bereli, yaşanmışlık hissi veren parça varsa bolca kullanırdım sanırım.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply