ZAMANSIZ YENİLİK: NEW OLDS STUDIO

Bir eve karakter kazandıran, ruhuyla yanındaki diğer pek çok mobilya ve aksesuara ilham veren parçalar olduğu aşikar. Bu belli bir döneme ait tek bir berjer koltuk, kimi zaman da çalışma masası olsa da, vintage mobilyanın her daim gündemde kalacağı şüphe götürmez. Hele ki onların dilinden anlayan zanatkârların elinde yeniden renove edilmişse.

Elif ve Oktay Nehir’in hikâyesinde eski mobilya renovasyonu ‘bir gün İstanbul’dan taşınırsak yapacağımız iş’ olarak hep hayallerini süslemiş. “Baktık ki bir yere gittiğimiz yok, yapmaya karar verdik.” diyerek başlıyor New Olds Studio‘nun hikâyesini anlatmaya.

Vintage mobilyaya olan ilginizi ilk ne zaman keşfettiniz, sizin için ne anlam ifade ediyor?

Eski mobilyalara olan merakımız aslında ailelerimizden geliyor, insanın gözü göre göre alışıyor, ilgi duymaya başlıyor ve göz, nerede olursa olsun seçmeye başlıyor. Bizim evimizde kullandığımız mobilyaların büyük bir kısmı (evimizi dekore ederken henüz bu işe başlamamıştık) eski mobilyalardan oluşuyor. Cilaydı, döşemeydi tüm bakımları yaptıracak ustalarımız oldu, onlara gidegele neler yapabileceğimizi keşfetmeye başladık, bir parçaya bakınca bitmiş halini görebilmeye başladık. Ki bu önemli bir konu, bitmişini görmek.

New Olds Studio’da Koleksiyona dahil ettiğiniz parçaları seçerken kriterleriniz neler?  

Parçaları seçerken ilk kriterimiz kendi zevkimiz aslında, bu işe başlarken en büyük soru işaretimiz buydu. Bizim zevkimiz kaç kişiye hitap edecek, sadece bizim beğenmemiz bir ürünün satması için yeterli mi? Gibi birçok soru vardı kafalarımızda.

İkinci kriter ürünün eski olması, bir döneme ait olması, sadece eski olduğu için bir eşyayı satın alıp renove etmiyoruz. Bir döneme aidiyeti bizim için önemli.

Günümüzde insanların vintage mobilyaya olan ilgi ve yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz, sizce hak ettiği değere ulaşabildi mi?

Önceden biz alıcıyken, girip çıktığımız bit pazarlarında, dükkânlarda vintage mobilyaların hep tepeleme üst üste durması ve pislik içinde olmasına hep isyan ederdik. Tamam geleneksel vintage mobilya satış tarzı bu, ama bu alışveriş tarzı bir çok insanı vintage mobilya almaktan vazgeçiren, iten bir durum. Yeni üretim mobilyaların arasından yemek masası seçerken, masanın üzerinde ters duran bir 3’lü kanepe onun üzerinde de 3 sandalye ve bir düşmek üzere ayna görmüyorsunuz, net bir şekilde yemek masasını görüyorsunuz ve bu size net bir fikir veriyor. Vintage mobilyayı da müşteriye net bir şekilde sunmak gerektiğini düşünüyoruz ki karşı tarafa net bir fikir versin, akıllarda soru işaretleri kalmasın.

Geri dönüşüm ile dünya için iyi bir şey yapmış olmanın verdiği huzur bambaşka.

İnsanların eski mobilyalara karşı olan bir takım ön yargıları var; eski ve yıpranmış olması ve renovasyondan geçmesi gerektiği çekimser kalmalarını sağlıyor. İşin bir de enerji boyutu var tabii. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu süreçleri?

İnsanların bu konudaki önyargılarını yersiz bulmuyoruz, tüm bakımları yapılmayan bir parça almak başa bela da olabilir. Atölyemizde ürünler marangoz, cila ustası, döşemeci gibi gerekli tüm ustaların elinden geçiyorlar sonunda hem ustalarımızın hem de bizim içimize sindiği zaman satışa hazır oluyorlar. Bir de geri dönüşümün manevi huzuru var tabii. Suratına bakılmayacak halde bir parçanın gerekli bakımla mükemmel bir parçaya dönüşümüne şahit olmak hem çok keyifli hem de geri dönüşüm ile dünya için iyi bir şey yapmış olmanın verdiği huzur bambaşka.

Siz elinize geçen parçaların deformasyon ve tahribatlarında renovasyondan geçirmiş oluyorsunuz. Peki müşteriler kullanılmış olan bu vintage parçaların gerçekten o döneme ait olduğunu nasıl anlayabiliyor?

Ustamızdan aldığımız ağaç bilgisi, kendi araştırmalarımız, kullanılan malzemeler (menteşeler, kulplar, vidalar, ayaklar) ürünün dönemini aşağı yukarı bize söylüyor. Biz de bildiğimiz kadarını soran, merak eden müşterilerimize aktarıyoruz. Emin olmadığımız hiçbir hikayeyi anlatmıyoruz, ürünler hikaye ile daha iyi satıyor olabilir ama uydurmamak lazım.

Çok modern bir salona 2 parça vintage mobilya koymak odanın tazını ve ruhunu değiştirir. Her yerde benzerleri bulunan mobilyaların içine, eşi benzeri olmayan 2 art deco koltuk koyarak tüm havayı değiştirirsiniz.

Herhangi bir mekâna girdiğinizde dikkatinizi ilk çeken neler olur. Mobilya parçalarının dönemleri ya da çizgileri ilginizi çeker mi merak ediyorum. Ya da bir mekana vintage bir mobilya katmak nasıl bir değer sağlıyor sizin gözünüzde?

Bir yere girdiğimizde ilk dikkatimizi çeken renk kullanımı olabilir. İnsana hemen bir fikir ve bir his veriyor içerideki renk dağılımı. Beyin karar veriyor o sırada burası bana göre ya da burada huzursuzum diye. Dönem mobilyalarının çizgileri çok ilgimizi çekiyor, öyle işçilikler öyle detaylar var ki insan hayret ediyor hayran kalıyor. Şuan yapılan seri üretim mobilyalara bakınca eskiden Rum ustaların yaptığı kırlangıç geçmeli dolapların önünde eğilmek geliyor içimizden. Çok modern bir salona 2 parça vintage mobilya koymak odanın tazını ve ruhunu değiştirir. Her yerde benzerleri bulunan mobilyaların içine, eşi benzeri olmayan 2 art deco koltuk koyarak tüm havayı değiştirirsiniz.

Bu zamana kadar sizi çok heyecanlandıran ve neredeyse salt vintage parçalarla dekore edilen bir projeniz oldu mu, olmadıysa nasıl bir projede yer almak sizi heyecanlandırırdı?

Henüz bir proje alıp yapmadık. Salt vintage parçalarla dekore edilmiş favori yerimiz Salon Cuma. Her parça eşsiz, özenle birleştirilmiş ve mükemmel durumda. Salon Cuma’nın açacağı yeni bir yeri onlarla beraber yapmak bizi çok heyecanlandırırdı.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply