Markalaşan Kadınlar: Sena Tüfekçi

Muaj Season , zaman olgusu üzerine çok kafa yorduğu ve değişim yaşadığı bir dönemde ‘Zaman ve Yolculuk’ koleksiyonu ile doğmuş. Zamansız hikâyeler kurma gayretinde olan Sena Tüfekçi’den Muaj Season markasının çıkış hikayesini dinledik.

Verda Botanic‘in peyzaj mimarisini yaptığı katalog çekiminde rastlıyorum Sena Tüfekçi‘ye. Biyografisinde ki titr; Sinema Tv, Danışmanlık ve Pr ve bir de Muaj Season markasının kurucusu olduğu yönünde. Bu kadar çok mesleği bir arada yürütebilen bir kadının elinde, ancak onu çok güçlü kılan iki silah olabilirse başarılı olabileceğine inananlardanım. Birincisi gerçekten çok yetenekli olması, diğeriyse tüm yeteneklerinin farkında, onu iyi pazarlayacak bir dizi beceriye sahip olması.

Sena Tüfekçi, bohem arayışlarını çoktan geride bırakmış, ne istediğini bilen bir kadın olarak Muaj Season markasını hayata geçirmekle kalmamış bir dizi projeye de imzasını atmaya devam ediyor. Özgün ve güçlü görsel kimliği ile dikkat çeken Sena Tüfekçi‘nin kendi potansiyelini gerçekleştirme ve markalaşma yönündeki girişimlerini Bohem ruhlu blog Boho Home & Design için konuştuk.

Agency @onbironbes
Creative Director @melozturk
Photographer @salihmulayim
Video Director  @sedefuslu
Make Up @denizmustu
Styling @ezgiiaydemir
Landscape design @verdabotanic

Nasıl bir çocuktun?

Çok aktif, meraklı , dışa dönük ve çok konuşkan bir çocuktum. Hatırladığım ve bana anlatılanlar kadarıyla her güne yeni bir gündemle uyanan , fazlaca bilmiş, ilginin benim üzerimde olmasından büyük keyif alan bir çocukluğum oldu. Ama tabii konumuzun etrafında dönmek için sınırlayarak şöyle bahsedebilirim ; Hafta sonu tiyatroya götürülmek isteyen, 10 yaşında skeçler yazıp rol dağılımı yapan, izlediği tiyatro oyununu tekrar kurgulayan, enteresan spor dallarını merak edip oynamaya çalışan… İşin özü kendine boyundan büyük işler icat eden bir çocuktum. Tabii bunlar her çocuğun yaptığı şeyler, bende biraz fazlaydı sadece.

Sinema ve Tv okumaya karar verdiğinde bu mesleğin senin kişiliğinle ne kadarı örtüşüyodu, kendini bu alanda ifade edebildiğinden emin miydin?

Sanırım herhangi bir sebepten dolayı konservatuvar okuyamayacağımı anladığımda sinema tv okumaya karar verdim. Üniversiteye girer girmez kişiliğimle çok örtüştüğünü farkettim. Hareketlilik, kamera, farklı farklı pek çok alan ve işlerdeki roller, insanları organize etmek en önemlisi de görsellik.. Sanatın adı geçen bir yerlerde olmak bana iyi geliyordu. Diğer bölümlere göre kendi içinde özgürdü ve evet ben böyle bir şeyler yapmalıyım dedim. Yaptığım her yorucu iş ve koşturması bana normal geliyordu , o yüzden başka bir şey mi okumalıyım demedim hiç. Kendin olarak bir yerde olabilmekti tam olarak hissettiğim.

Eğitimini bu alanda tamamladıktan sonra sahne önü ve sahne arkasında pek çok alanda deneyimlerin oldu. En çok hangisi olmayı sevdin?

Buna tek bir cevap vermem çok zor. Okurken ve yeni mezun olduğum dönemlerde, dizi ve sinema projelerinde sette çalışırken yaptığım işleri düşünürsek; güneşin altında sette koşturmak , kışın soğuğunda gece sahnelerinin bitmesini beklemek de işimin parçasıydı ve keyif alacak bir şeyler buluyordum. Oyuncu olmak hep istedim ve setlerde bu duyguyu naçizane tattım da. Yine de farklı reklam ajanslarında çalıştığım dönemlerde, “Sena Hanım” olmak da bana iyi geldi. Sanırım fırsatları değerlendirip,  her seçeneği zorladım. Sevdiğin bir şey var, bu yüzden içinde olan her şeyden mutlusun gibi bir durum. Buna rağmen kamera önünden tamamen kopamadığımı da daha iyi hissettiğimi orada anlıyorum.

Günümüzde, tek bir mesleği olan kişi neredeyse yok denecek kadar az.

Sena Tüfekçi

Yetenekli ve ilgi alanları fazla birisin. İş dünyasında yeni projeler peşinde koşan girişimci ruhlu insanların “maymun iştahlı” ya da “tutunamıyor” yaklaşımları  beni hep üzmüştür, senin de bu tarz yanlış anlaşılmalara maruz kaldığın oldu mu?

Maymun iştahlı, bir şeyden çabuk sıkılıp yarım bırakan kişilere denir. Benimse hayatımda yenilikler hep ön plandadır ama asla onu iyi yapmadan peşini bırakmam. Hayatıma kattığım bu yeniliklerle yoluma devam ederim. Sizin de belirttiğiniz  gibi eskiden çok fazla konuya merak duyan ve ilgilenen biri olduğumdan bu garip karşılanabilirdi. Ama günümüzde, tek bir mesleği olan kişi neredeyse yok denecek kadar az. Dediğin gibi hobilerimin çok fazla. Bunun böyle olmasının kesinlikle beni beslediği  ve daha da çeşitlendirdiğini düşünüyorum. En önemlisi de, bana yeni yeni meslekler kattı. Çalıştığım yerlerde yapılacak farklı işlere daha hızlı adapte olmamı, er ya da geç verilen her işin üstesinden gelmemi sağladı. Bugüne dek yaptığım her şeyin kaliteli ve iyi olmasını diledim. Yaptıkça bunun görülmesiyle de maymun iştahlı algısı yerine, yaptığı her şeyi iyi yapıyor diye anılmak, mutluluk verici.

İş hayatı ve mesleğimde öğrendiğim şeyler,  daha fazlasını yapmam gerektiğini hissettirmişti.

Sena Tüfekçi

Muaj Seasion markası fikri nasıl oluştu?

Bir markaya modellik yaptıktan sonra, beğenilen çekimler, ürünlere talebin artması, özel hayatımda taktığım takıların, giydiğim kıyafetlerin sorulması ile kendimi bir bütün olarak görmeye başladım. İş hayatı ve mesleğimde öğrendiğim şeyler,  daha fazlasını yapmam gerektiğini hissettirmişti. Neden bana ait , dilediğim gibi değiştirebileceğim, herkese hitap eden , tek tip olmayan bir şeyler yapmayayım dedim. O anlardan birinde cesaret ettim ve denedim. Doğru zamanmış ki oldu.

Bir röportajında Arnavut kökenli anneannenden sana geçen bir hikâye olduğunu okumuştum, nedir hikâyenin devamı?

Evet çok doğru. Anneannem benim için çocukluktan beri sevgisini çok fazla hissettiğim ve duruşuna hayran olduğum bir kadındır. Kültürlü ve çalışkan olmak,  “o”  demektir benim için. Muaj Arnavutça ‘Aylar’ demek. Zaman olgusu üzerine çok kafa yorduğum ve değişim yaşadığım bir dönemde ‘Zaman ve Yolculuk ‘ koleksiyonu ile Muaj Season markası doğdu. Bu yüzden zamansız hikâye kurmaya gayret ediyorum.

Yeni girişimler pek çok yeniliği ve farkındalığı da beraberinde getirdiğine inanırım, bir nevi kelebek etkisi.  Muaj Season hayatına neler kattı?

Onun aracılığıyla çok fazla yeni ve güzel insanla tanıştım.  Dostlar kazanıp, insanlar kaybettim. En önemlisi kendimi de onunla tanıyorum. Farklı iş ortamları ve tecrübeler getirdi, bu çok mühim. Düzenimi değiştirdi, ofis açtırdı. 1. Yıl kutlaması yaptırdı ve o gün etkinlikte, iş için değil beni sevdiği ve bana inandığı için merakla yanımda olan bir çok insan gördüm.Yapmak istediğim her şeyi onunla uyguluyorum, değiştiriyorum yeniliyorum dahil oluyorum uzaktan izliyorum. Kendime bir oyun alanı kurabilmiş olmaktan dolayı çok mutluyum. Bunun yanı sıra, bir App uygulama olan Givinn, satın aldığınız her şeyi bağışa dönüştürüyor. Kendileriyle çalışabilmem Muaj sayesinde oldu. Bodrum’daki mağazalarında Muaj’ın da satışı ile, daha markanın ilk zamanlarda sokak hayvanlarına bağış yapılması bizi çok etkiledi. Ve şu an karşılıklı sohbet ediyor olmamıza yine muaj sayesinde yaptığımız çekimlerden biri vesile oldu.

Satışını yapmakta olduğun ürünlerin tasarımları kime ait ve nasıl bir tasarım sürecinden geçiyor?

Başta beğendiğim şeyleri seçerek başladım. Sonrasında atölyedeki ürünlerde değişimler yapmalarını isteyerek ve tarif ederek devam etti. Ben daha çok, marka yöneticiliğini yapıyorum aslında. Bu işte en büyük destekçim annem. El yapımı olan ürünlerin bir çoğunu kendisi yaptı bir yandan bana da öğretti. Ve onun desteğiyle hala daha birlikte yapıyor ve devam ettiriyoruz bu süreci.

Muaj Season ‘da daha çok neye odaklanıyorsun?

Ürünlerde kalite , sade şıklık ve gösterişli çeşitliliğe odaklanıyorum. Marka olarak ise , görselliğe, kreatif bir iş yapmaya ve farklı olmasına özen gösteriyorum. Benimle birlikte çalışan  ekip arkadaşlarımın da aynı bilinçle çalıştığını, daha verimli ve büyük hedeflerle yolumuza devam ettiğimizi söyleyebilirim.

Muaj workshopları nasıl bir ihtiyaçtan doğdu, biraz da bu girişiminden bahsedebilir misin?

Üniversite 1. Sınıfta olduğum zamandan başlayarak , Güzel Sanatlar Fakültesinde okuyan tanımadığım kişilerin, bana fikir danışmaları ilk etken oldu. Kişilere önerdiğim ekipler ve işlerde devam ederek , bağlantıda olmaklarını sağladığım, ya da yeni tanıştırdığım kişilerle iş yapmaya başlamış olmaları beni hatekete geçirdi diyebiliriz. Sanatla içiçe ,medya sektöründe  olan kişiler için bir oluşumun içinde olmaktan mutluluk duyuyordum. Bu yüzden birçok eğitime katıldım fakat sorun süreklilik olduğunu gördüm. Kurs bitince ekip de dağılıyordu. Böyle bir platform oluşturmanın birbirine faydası dokunacak , meslektaşları bir araya getirmeyi ve bir arada kalmalarını bağlayıcı gücüne inandım ve bu anlamda work shoplar düzenlemeye başladım. Bakalım neler olacak, bu yolda üreterek göreceğiz.

Sevgili Sena Tüfekçi’ye ayrıca teşekkür ediyorum. Bu güzel yolculukta, yeni hikâyeler anlatmamda bana yardımcı olduğu için. Kendisiyle yollarımızın kesişmesi, ‘Markalaşan Kadınlar’ üzerine bir süredir düşünüp, kafa yorduğum bir döneme denk geldi. Bu fikri sayfaya nasıl adapte edebileceğimi düşünürken, okuduğum kitabın da etkisi ile bu röportaj serisinin ilkini kendisiyle başlatmanın mutluluğunu yaşıyorum. İlham olması dileğiyle!

You Might Also Like

1 Comment

  • Avatar
    Reply
    Selma Nigar
    Aralık 11, 2019 at 8:59 pm

    Muhteşem röportaj okurken çok keyif aldım …

  • Leave a Reply