La Planta’nın ilham veren hikâyesi

La Planta’nın kurucusu Damla Hanım, bir marka kurma düşüncesi ile yola çıkmadığını, kendisine iyi gelecek bir uğraş içerisindeyken, saksılarını boyayarak işe başladığını belirtiyor; “Resimle ilgilenen bir arkadaşımdan (Pınar Tuncegil) edindiğim boyalarla kaktüslerim için minik saksılar hazırlıyor ve Instagram hesabımdan paylaşıyordum. Yapmış olduğum çalışmaların kısa sürede güzel bir ilgi görmesinin ardından ‘Neden olmasın?’ dedim ve sağ olsun yakın çevremdeki arkadaşlarımdan gelen siparişleri almaya başladım.”

Evet, yola çıkmak bu kadar basit aslında. Hepimizin içinde var olan bu bohem arayışlar bir biçimde şekillenebiliyor ve çok büyük çabalar, çok ince düşünülmüş emekler ortaya çıkıyor. Ve Damla Hanım da bu süreçte karşılaşılan hemen hemen her zorlu sürecin ardından gelen o “Acaba başarılı olacak mı?” sorusu ile -her girişimci gibi- karşı karşıya geldiğini itiraf ediyor. İşin en zor kısmının bu olmasına rağmen, kişinin kendine inancını yitirmeyerek yolunda ilerlemeye devam etmesi gerektiğini belirtiyor ve ekliyor; “Benim de kendime böyle sorduğum çok zaman oldu. Lâkin günün sonunda kişi bu tarz endişelerin kendisini paralize etmesine izin vermeden yol almalı. Severek yapacağı bir hobi ediniyor olurken bunu işine dönüştürüyor olmak mutluluk verici.” Unutmayın en başta bu yolculuğu çıkış sebebiniz zaten kendinize iyi gelecek bir uğraş içinde olma sevdasıydı.

La Planta kendi ruhu ve enerjisine yakışan, İstanbul’un en güzel semtlerinden biri olan Kuzguncuk’ta konumlanmış. Kuzguncuk’un bu tarihi atmosferi ve mahalle sakinlerinin doğaya karşı duyarlılığının yaptıkları işe çok uygun bir ortam sağladıklarını belirten Damla Hanım, “Butik bir iş yaptığımız için Kuzguncuk’un küçük, kendi halindeki samimi ortamı işle çok bütünleşiyor. Özellikle yaptığımız atölye çalışmalarına katılan kişilerin o samimi atmosferin içinde sakin, huzurlu bir ortamda vakit geçirmeleri bizim için çok önemli. Bu yüzden biraz kalabalıklardan uzak bir nokta seçtik” diye sözlerine ekliyor.

Fotoğraf: Müge Tarcan

Mağazayı tasarımında öncelikleri kendi kişisel zevklerini yansıtması olmuş. Bitki ve çiçeklerle ilgili bir iş yaptıklarından dolayı o doğallığı yansıtmasının kendileri için çok önemli olduğunu söyleyen La Planta’nın mimari Damla Hanım, doğal malzemelerden oluşan mobilyalar ile insana neşe veren renkler tercih ettiklerini belirtiyor. Sade ve samimi bir atmosfer oluşturmayı hedeflerken alan kullanımını da daha fonksiyonel biçimde kurgulamayı ihmal etmemişler.

Mağazada nadir görülen bitki türlerine yer vermelerinin yanı sıra; saksı, canlı ve kuru çiçek satışı da yapılmakta. Özel günler için hazırladıkları buketler ve aranjmanlarla adından söz ettiren La Planta, aynı zamanda çeşitli etkinlik ve organizasyonlar için de süsleme hizmeti veriliyor.

“Giderek daha da uzaklaştığımız ve özlediğimiz doğayla birkaç saat için bile olsa bağ kurulmasına aracılık ettiğimiz workshoplarımız var ki; bu sebepten özellikle etkinlik esnasında eldiven kullanmaktan kaçınıyoruz” diyen Damla hanım, çıplak elle toprağa dokunmanın çok dinlendirici bir özelliği olduğundan bahsederken, yaptıkları workshopların sürdürülebilir çıktılarının olmasının onlar için çok önemli olduğunu sözlerine ekliyor.

Kurduğumuz sistemler, düzenler, masa başı işler ile giderek uzaklaştığımız “anda olma” ve “dünyada olma” hissine özlemi, “Gidemediğimiz ormanları, parkları evimize taşımaya çalışıyoruz şimdi. Bu şekilde doğayla olan bağımızı sürdürmeye gayret ediyoruz. Özümüzü özlüyoruz aslında” diye yorumluyor Damla Hanım ve ekliyor “Gelecek projelerimde yapmak istediğim pek çok şey var. Dilerim hepimizin bu dilekleri gerçekleştirecek vakti ve imkânı olur, ama genel olarak doğaya dönüş benim için en öncelikli proje.”


Bitkilerin evlerimizde sadece dekorasyon objesi olarak değil de; bir ev arkadaşı, bir komşu olduğu “şehirli orman” fikrini pek seviyoruz. Sulanan her bitkinin bize “öz şefkat” olarak geri döndüğü, yeni çıkan her yaprakla yenilendiğimiz, köklendikçe güçlendiğimiz güzel günler diliyoruz. Sevgili Damla Hanım’ın bu doğaya dönüş hikâyesi de umarım hepimize ilham olur.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply