HAKAN KÜTAHYA

Ne istediğini bilen, kendinden emin ve güçlü duruşunun yanı sıra harika enerjisi ile birbirinden kaliteli işlere imza atan Hakan Kütahya ile tanışın. TLC’ de yayınlanan son projesi “Bırak ben yapayım” programı ile adından sıkça söz edilen Hakan Kütahya’nın yaşam stilini BOHO Home & Design okuyucuları için konuştuk.

Kimilerine göre henüz çok yeni bir isim Hakan Kütahya. Öyle ki, halen daha sosyal medya fenomeni olup olmadığına dair kafanızda soru işaretleriniz olduğundan eminim. “Bırak ben yapayım” programı yayın hayatına başladıktan sonra, arkadaşlarımdan bir tanesi aynı soruyu bana da yöneltiğinde içten içe gülmedim değil. Öyle ki, kimi zaman dertleşmek, kimi zaman gıybet etmek için telefonlaştığımız sabahlardan birinde gündemimize düşüverdi bu konu. E haklı tabi; instagram’da her gün karşımıza çıkan yeni yeni hesaplar, bir görünüp bir kaybolan kimlikler, ve üzerimize kazımak istediğimiz etiketleri göz önünde bulundurulduğunda ondaki bu tevazu çok yersiz kaçıyor. Eğer bir tanımlama yapılması gerekiyorsa evet o bir İnfluencer. Ama bana sorarsanız böylesine güzel fikirleri ve projeleri olan birinin, ayrıcalıklı markaların kendisini seçmesinde ancak bir geçerli neden olabilir; O da “Hakan Kütahya” isminin artık Türkiye’de bir marka olmasıdır.

Geçenlerde seni yeni tanıyan bir arkadaşım “ Hakan Kütahya, sosyal medya  fenomeni mi her yerde karşıma çıkıyor?” dedi. Seni hiç tanımayanlar için nasıl tarif edebilirsin kendini?

Ben kendimi sosyal medya fenomeni diye adlandırmıyorum. Benim için, iç mimar ve influencer söyeleyebiliriz. Memnun kaldığınız bir ürünü tavsiye ederek, satın almalarını sağlayabiliyor; veya belli bir konu hakkında insanlara bir fikir ya da ilham verip, onları yönlendirebiliyor ve bundan güzel etkileşim alabiliyorsanız en güzel tanım influencer olacaktır. Dediğin gibi, arkadaşının karşısına çıkma sebebim sadece iç mimarlık konularından ziyade; gezi, yeme içme, moda tam bir life style hesabım olmasından dolayı. Farklı arkadaşlarından görüyor da olabilir, bu başıma gelen sık bir söylem.

 Sosyal medyada oldukça aktifsin: pek çok fotoğrafın altında yorumlarına rastlıyorum, hayatını ele geçirdiğini düşünüyor musun?

Bazen diyorum ki; telefon olmasın, Instagram sorumluluğum olmasın arkadaşlarımla keyifli bir tatil yapayım. Kaldı ki son 6 yıldır böyle bir tatil yaparak kendime zaman ayırabilmiş değilim. Instagram bitince  bol bol tatil yaparsın diyorum ama bu sefer de başka projeler geliyor.

Peki hayatını nasıl planlıyorsun, günlük rutinin var mıdır ya da prensiplerin?

Sabah erkenden evden çıkmayı sevmiyorum. Buna rağmen erken kalkmak ve evde vakit geçirmek istiyorum. Kahvemi ya da çayımı alıp televizyonun karşısında zaman geçirmekten hoşlanıyorum. Bu şekilde evde en az 2 saat vakit geçirdiğimi söyleyebilirim. Sonrasında hiç rutinim yok, enerjim tavansa eve gece geliyorum.

Mesleğin gereği tasarıma yönelmen ve kendini beslemen gerekiyor. Neler iyi gelir sana, nelerden beslenirsin?

Hayatımın vazgeçilmesi Pinterest ve Netflix.  Netflixte izlediğim film ve dizilerin hemen hemen her sahnesinden esinleniyorum. Ayrıca her gün aklıma farklı şeyler getiren bir çok film ve dizim ve bir de güzel bir kütüphanem. Çoğu zaman o kitapları kurcalayarak ilham aldığımı söyleyebilirim.

Şu an üzerinde çalıştığın proje ” Bırak ben yapayım” hayatına dahil olduktan nasıl bir enerji alanına girdin, kendinle ilgili yeni fark ettiğin bir şey oldu mu mesela?

Tv programı olmadan önce hayatımı kendim yönlendiriyordum. Şimdi ise eski kurumsal hayatıma dönmüş gibi hissediyorum. İnstagram’da her şeyi kendim yönetirken şimdi başkaları tarafından yapılan programlama adaptasyonumu bozdu. Şu an 6. bölümdeyiz biraz alıştım gibi …

Üretmeye ve tasarlamaya yönelik girişimlerin oluyor mu, ya da böyle bir isteğin?

Her zaman tasarlıyorum, üretiyorum. Tasarım hiç durmadı sadece yer değiştirdi. Markalara içerik üretirken kendi Instagram hesabımdan onlar için proje geliştirerek de hep üretiyordum. Hatta her gün ürettiğimi söylesek daha doğru olacaktır. Kendim için olmasa bile çevreme fikirler ve tasarımlar yağdırıyorum, gönlüm çok bol insanlarla paylaşım için de olmayı çok seviyorum. 

Senin tarzını hayran olduğun marka ve kişiler var mı?

Türkiye’de böyle birisi yok ama kesin tarzı bana yakın sevebileceğim çok kişi vardır. Zaha Hadid, Norman Foster hayatımda hep beğendiğim, gıpta ile baktığım insanlardır. Zaha Hadid vefat ettiğinde akrabamdan daha çok üzüldüm diyebilirim o kadar seviyorum ve beğeniyorum kendisini.

Türkiye’de ya da  global anlamda takip ettiğin ya da ilham aldığın tasarımcı ya da blogger var mı?

Mimari anlamda yok ama moda olsun life style olsun bir çok blogger, influencer arkadaşım var.

 Dekorasyon ve tasarım anlamında çok geniş bir konjektörden gözlem yaptığını düşünüyorum, nasıl buluyorsun bu anlamdaki eğilimleri biraz bahsedebilir misin?

Çok fazla eşya ile yaşamayı seven bir toplumuz öncelikle bundan kurtulmayı ve ferahlamayı amaçlamalıyız. Zaten yeni yapılan binalar metrekare olarak ta inanılmaz küçük biraz daha huzurlu mekanları hedeflemelerini isterdim. Bunlar büyük eksiklik, her şeyimizi misafirler ve kalabalıklar için stokladığımız için neyi nereye koyacağımızı bilemediğimiz eşyalarımızla ömür geçiriyoruz. Zaman çok değerli, bizler de öyle. Kişisel isteklerimizin daha çok ön plana çıkıldığı bir dekorasyon stili belirlemelerini isterdim.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply