Esra Uygun’un ilham veren sanatsal yolculuğu

Bir sanatçının size sunduğu, sunabileceği en kıymetli tanışıklık sizi dahil edebilmesidir. Esra’nın illüstrasyonları sizi yaratıcı sihirli ve ilham dolu bir dünyaya çekiyor. Büyülenerek detaylarında kaybolduğunuz desenler, renkler ve çizgilerden oluşan naif bir dokunuşu var . Bu naiflik ve hayal gücünün birleşimi siz onun çizgilerini takip ederken sizi çoktan ele geçiriyor . Bir parçası yapıyor, kendinizi bir tavşan deliğinden düşerken buluyorsunuz. Bir de çizgileriyle hayat verdiği muralart çalışmaları var. Duvarlarda ve mekanlarda sunulan sanatın kollarını açan, her zaman kucaklamaya hazır coşkun ve babacan bir tavrı olduğunu düşünüyorum. Esra’nın muralart çalışmaları, sanatındaki naiflik ve hayal gücüyle hoş bir tını kazanmış. Sanatçı fikrini duygusunu yansıttığı çizimleriyle, özgürlük ve mutluluk gibi yükselten duygularla sizi buluşturuyor. Hepimizin ihtiyaç duyduğu özlediği hisler Esra’nın kalemiyle onun dünyasından bize ulaşıyor.

  • Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz lütfen?

1984 Aralık’ta Bolu’da dünyaya geldim. Beş kız kardeşin en büyüğüyüm. Hepimiz sanat ve tasarımla uğraşıyoruz. Hayal dünyası çok geniş bir anne ve sanatçı bir babaya sahibim. İki kızım ve kedimiz Viole ile beraber doğduğum yerde Bolu’da sakin bir hayat yaşıyorum. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık mezunuyum. Okurken illüstrasyonu keşfetmemle beraber benim için farklı bir serüven başladı. İlk kızım doğduğunda sürekli olarak evde illüstratif oyuncaklar, kumaş ve kağıt üstüne çizimler, yastıklar yapmaya başladım. Bir süre sonra Esra All Design olarak home office yaşantıma başlamış oldum. Şu an freelance olarak birçok yayıneviyle farklı firma ve kişilerle çalışıyorum. Son yıllarda ise aynı zamanda mural artist olarak da duvarlara masalsı dokunuşlar bırakıyorum. Kişilere ve mekanlara özel uçuş uçuş duvarlar çıkıyor sonuç olarak . Bu beni fiziksel olarak çok yorsada   zihinsel anlamda inanılmaz bir rahatlama sağlıyor.

  • Bir söyleşide, iç mimarlık okurken güzel sanatlara olan ilginizi keşfettiğinizden bahsetmişsiniz. “Ya aslında çocukken de buna ilgim varmış ama fark edememişim” dediğiniz zamanlar oldu mu?

İç mimarlık hayalimdi ve mekan çözümlemeleri hep ilgimi çekmişti, ama evet çok ufak yaşlarda başlamış duvarlara, kağıtlara çizim aşkım. İç mimarlık okumuş olmamın çok fazla artısını görüyorum ve tabi Güzel Sanatlar Fakültesinde okudum. Belki evet illüstrasyon kelimesini ve nasıl bir alem olduğunu önceden algılasaydım daha farklı olabilirdi eğitim yaşantım.

Birçok farklı oluşum besler sanatı, bunlara karşı farkındalık oluşturmak çok önemli. Eskiyi yeniyi dönüştürülebilir hale getirmek ve herkesin ‘tarz’ dediği olguya erişmek… Tabi olay eriştim ve bitti değil, eriştim gördüm merakım arttı, ilgim büyüdü, heyecanım coştu ve işte bu yol çok uzun ve müthiş diyebilmek…

  • Peki eğitimimi bu yönde almış olsaydım geldiğim nokta daha farklı olabilirdi diye hayıflandığınız anlar oluyor mu, sanatınızı nasıl daha sürdürülebilir ve geliştirebilir hale getiriyorsunuz ?

Bu noktada yukarıda dediğim gibi Güzel Sanatlar Fakültesinde okumuş olmam, belli sanat disiplin ve öğelerini teknik olarak da görmüş olmam süper. İşin aslı gerisi beyin fırtınası, hayal gücü, çalışma azmi, süreklilik ve durmadan deneme hali. Birçok farklı oluşum besler sanatı, bunlara karşı farkındalık oluşturmak çok önemli. Eskiyi yeniyi dönüştürülebilir hale getirmek ve herkesin ‘tarz’ dediği olguya erişmek… Tabi olay eriştim ve bitti değil, eriştim gördüm merakım arttı, ilgim büyüdü, heyecanım coştu ve işte bu yol çok uzun ve müthiş diyebilmek…

  • Nasıl besliyorsunuz kendinizi biraz çalışma disiplininizden ve günlük rutininizden bahsedebilir misiniz?

Evde çalışmam gereken ve il dışında bulunmam gerekenler zamanlar oluyor. Bir anne home office-çi olarak öncelikle kızları hazırlayıp okula gönderiyorum. Daha sonrasında o gün için yapmam gereken işlerime başlamadan bir kahve içiyorum muhakkak. Bu benim için çok önemli bir rutin, rahatlama, güne hazırlık, motivasyon tamamlayıcı gibi bir şey. Bazen pijamayla çalıştığım gibi bazen de bayağı ofiste çalışır gibi giyinip çalışıyorum. Pofidik önemli mesela:) Ayağımda pompik bir şeyler görmek beni rahatlatıyor. Çalışırken her zaman müzik dinlemiyorum. Bazen sessizlik hızımı artırıyor. Her gün çok sistematik ve düzenli çalışmıyorum ama bunu da söylemeliyim. İl dışında olduğum zamanlar tam plan program işliyor, belli bir süre için orada bulunuyorum ve hiçbir şeyi aksatmamaya özen gösteriyorum. Duvar çizimleri olduğu günler pek mola vermiyorum. Gecelediğim çok oldu…

  • Ruh haliniz çalışma prensiplerini etkiler mi, ya da bugün canım çizmek istemiyor yarın ilgilenirim dediğiniz anlar hiç oluyor mu?

Olmaz olur mu:) Home office-çi’liğin vazgeçilmezi 🙂 Bunu kendinizde hak görebiliyorsunuz bazen, ‘ Kaç gündür çok çalıştım bugün full Netflix takılacağım ‘ diyebiliyorsunuz. Bazen hafta sonlarım gecelerim çalışma anlamında çok yoğun olabiliyor, o dönemler hafta içi çocukları gönderince keyif yapmaya müsaade ediyorum kendime. Bazen işin ucu kaçabiliyor tabi, o ayarı tutturmak çok kolay olmuyor…

  • Türkiye de illüstrasyonun geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Çalışma alanlarının daha sınırlı ve kısıtlı olduğunu düşündüğünüz anlar oluyor mu?

Şu an iyi bir noktada ama daha gidilecek çok yollar var, illüstrasyona verilen kıymet geçmiş yıllara göre bence çok daha iyi, bu iş freelance olduğu için dünyaya açılım noktasında tek tuşla uçabilirsiniz. Merak-keşif-dil sizi dünyanın öbür ucuna taşıyor. Gelişmeleri takip etmek, incelemek, okumak, imkân dahilinde yurtdışı fuar etkinliklerine katılmak önemli.

  • Elinize bir proje geldiğinde nasıl bir hazırlık sürecine giriyorsunuz kurgu ya da içerik nasıl ortaya çıkıyor? Karakterlerin tasarım süreçlerinde sanatçıların nelerden ilham aldığını hep merak etmişimdir.

Projeyi içselleştirmeye çalışıyorum, bunun için bazen projeyi inceleyip 2-3 uzak durmam gerekiyor, bir nevi uzaktan yakına gelmeyi deniyorum. Bazen bir yumuluyorum, sona geldiğim anlarda iki gün duruyorum. Bir standardı yok işleyişin. Konuyla ilgili yazılı görsel bir inceleme süreci oluyor ama ilham o anki araştırmalardan ziyade, o ana kadar ki zamanda yaşanmışlıklardan o projeye düşen sihir tozuyla alakalı sanıyorum.

Peki sizin tasarımlarınıza bakınca Esra’nın çizimleri dedirten en belirgin özellik nedir ?

Uçuş uçuş çizgiler, siyah beyaz renkler, ekose, yatay dikey bükey çizgiler, puantiyeler ve renklerdeki geçişler sanırım ve tamamen hayal…

Yayınevleri piyasasına girmenin zorlu bir süreç olduğu bilinmekte, bu sürede heyecanınızı kaybetmemek için kendinizi nasıl motive ettiniz ?

Ben ‘Masal kitabı çizsem’ dedikten beş yıl sonra çizmek nasip oldu. O ana kadar yaşadığım her şey beni bu sürece hazırlamış ve çok kıymetli dönemlerdi… Gerçekten bu bir hayal ise beş yıl çok kısa bir zaman. Şimdi herkes çok sabırsız maalesef, bir anda yazdığı kitap basılsın, ya da bir kitap çizsem hemen istiyor, motivasyon dediğim şey gerçekten bu işi yapmak istediğimi her an kendime hatırlatmaktı, bu da sürekli çizerek oldu.

Ama çok yorulduğum çok sıkıştığım kilitlendiğim yalnız hissettiğim çok oldu. Sanki bu hayalinize sadece siz inanıyorsunuz ve tüm dünya ‘ Hadi oradan’ der gibi, bende deli inadı oluyor bazı konularda, bazı olayları bazı yaşanmışlıkları duygusuzlukla, tınlamazlıkla karşılayabiliyorum. Bu davranış şekli beni birçok zaman kurtaran, ilerlememe sebep motivasyonumu taze tutan hâldir. İnanmak… Önce siz sonra evren inanıyor ve herkes ardından.

Tam 10 yılı süren yoğun bir çalışma ve hazırlık sürecindeydiniz hiç vazgeçmek istediğiniz zamanlar oldu mu ?

Vazgeçmek… Hiç olmadı açık olayım. Ama çok yorulduğum çok sıkıştığım kilitlendiğim yalnız hissettiğim çok oldu. Sanki bu hayalinize sadece siz inanıyorsunuz ve tüm dünya ‘ Hadi oradan’ der gibi, bende deli inadı oluyor bazı konularda, bazı olayları bazı yaşanmışlıkları duygusuzlukla, tınlamazlıkla karşılayabiliyorum. Bu davranış şekli beni birçok zaman kurtaran, ilerlememe sebep motivasyonumu taze tutan hâldir. İnanmak… Önce siz sonra evren inanıyor ve herkes ardından.

  1. Farklı disiplinlere merak ya da ilgi duyuyor musunuz, illüstratör olmasaydınız şu an sizi neyle ilgili görüyor olurduk ?

Şef olmak isteyebilirdim.

  1. Üretim pratiğinin içinde takip ettiğiniz sanatçılar var mı, yoksa etkilenmemek için bakmamayı mı tercih edersin?

Bakmak zenginliktir, ama kendini bir kişiye bir akıma fazla kaptırmak çıkmaza sokabilir. Farklı farklı işleyişler uygulamalar görmek müthiş. René Magritte mesela benim için önemli bir sanatçı, Rembrandt ise lise-üniversite döneminde en etkilendiğim sanatçıdır.

  1. Bu meslek kimlere göre ve kimlere göre değil, neler tavsiye edebilirsiniz ilgili olanlara?

Hayal kurabilen, sanata ilgili ve resim temel bilgilerine sahip herkes bu yönde kendini geliştirebilir. Hissedemeyen insan fazla yaklaşmasın bu alana. Farklı çizerlerle farklı atölyeleri, farklı materyallerle ilişkili olmayı ve bol bol  çizmeyi tavsiye ederim.

You Might Also Like

1 Comment

  • Avatar
    Reply
    Mehpare Yamaç
    Mayıs 2, 2020 at 2:46 am

    Merhaba isimim Mehpare, elinize emeğinize sağlık çok güzel işler yapıyorsunuz. Benim sizden bir ricam var, Turuncu Bi KıZ Funda Hanım ın duvarı o kadar hoş olmuş ki ben de kendi duvarımı yaptımak istiyorum, İstanbul da yaşıyorum, şehir dışına da gelip yapıyor musunuz, lütfen dönün bana. Telefonum 05072566152

  • Leave a Reply