Duyarlı projelerin mimari: Yeşim Halıcı Tan

Tüketimin içerisinde kaybolduğumuz bu dönemde kendin yap projelerine günden güne yaklaşan, atıklarını değerlendiren, hayatını sadeleştiren duyarlı bir kitle yurt dışında büyümeye başladı. Umarım biz de bunu başarabiliriz. Değer yargılarımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. Hızla kirlenen ve bozulan dünyada önceliklerimizi değiştirmemiz, ileri dönüşüme ve eskileri değerlendirmeye farklı bir gözle bakmamız şart. Tüketmek çok kolay, bir de üretmeyi denemelisiniz…

2020’de, yaşadığımız evren için daha duyarlı bir birey olmayı dileyen hepimiz için çok anlamlı bir söyleşi. ‘Kendin yap projeleri’ne olan bakışımı bir anda değiştiren Yeşim Halıcı Tan’la yaptığımız bu keyifli röportaj sonrası kendi adıma ilk adımı atmış gibi hissediyorum şu an. Umarım sizi de etkisi altına alır, keyifli okumalar…

Kimdir Yeşim Halıcı Tan?

Aslında sosyal medya uzmanıyım. 10 yıllık kurumsal hayatın ardından Tarzmeselesi sayesinde freelance yaşama geçiş yaptım. Bu günlerde Tarzmeselesi ile markalara içerik üretirken bazı markalara da freelance dijital pazarlama danışmanlığı veriyorum. Üniversiteye okumaya geldiğimden beri de İzmir’de yaşıyorum.

‘Kendin yap projeleri’ ne başlama sürecinden bahsedebilir misin?

Kurumsal firmalarla çalışırken hep onların ihtiyacına uygun içerikler üretmek ve o konuda uzmanlaşmak zorunda kalıyorsunuz. Bu insana entelektüel bir birikim sağlasa da zamanla kendi ilgi alanlarınıza yabancılaşmanıza sebep oluyor. Bu yüzden sadece çalıştığım markalara değil kendim için de içerik üretebilmek ve kendi zevklerime yoğunlaşmak adına Tarzmeselesi doğdu. Kendin yap projeleri kendim için yapıyordum çünkü bu benim için bir terapiydi. Paylaştıkça çok dikkat çektiğini ve Türkçe olarak neredeyse hiç anlatımlı içeriğin olmadığını daha çok farkettim. Böylece Tarzmeselesi bir kendin yap bloguna evrildi.

Çalışmalarını yaparken hangi faktörleri göz önünde bulunduruyorsun?

Öncelikle ihtiyaçlarım belirleyici oluyor. Eğer evde kendim için bir şey yapacaksam sadece kendi istediklerim önemli. Bunun dışında özel günler benim için önemli. Mesela yılbaşı döneminde sadece bu temaya uygun ve daha geniş bir kitleye hitap edebilecek projelere öncelik veriyorum.

Her projem aynı oranda kolay uygulanabilir diyemem ama kolay uygulananlar daha çok sevilip deneniyor tabii. Trendler ise her konuda hepimizi etkiliyor. Benim kaçırdığım bir trend varsa bile takipçilerim genelde beni uyarıyor. Yani trendler benim tarzıma uygunsa veya uyarlanabilirse tabii deniyorum.

Uygulamaya başlamadan önce nasıl bir hazırlık sürecin olur

Önce uzun bir araştırma sürecim oluyor. Projenin son haline kafamda karar verdikten sonra alışveriş süreci başlıyor. Alışveriş için İzmir’de yaşadığım için Kemeraltı’nı tercih ediyorum. Çünkü oranın esnafıyla vakit geçirmek, tarihi çarşıda kaybolmak, aradığım malzemeleri alırken yeni fikirlere ilham kaynağı oluyor. Bazı malzemeleri de internetten ve yapı marketlerden temin ediyorum. Sonrasında projenin yapım aşamaları başlıyor. Her aşamayı videoya kaydedip kurguluyorum. Son haline gelince içime sinmesi şart. Yoksa paylaşmıyorum.

Ne yapabileceklerimizin, ne de hayal gücümüzün sonu yok.

Yeşim Halıcı Tan

Kendin yap projeleri senin için neyi ifade ediyor.

Kendin yap projeleri hem kendimi ifade etmemi sağlıyor hem de benim için önemli bir terapi görevi görüyor. İlgi alanımdan çıkıp işim haline dönüşen bu projeler tüm hayatımı kapladı, ama olumlu bir şekilde. Neler yapabildiğimi görmek, sınırlarımı zorladıkça neler başarabileceğimi keşfetmek benim için geliştirici bir süreç oluyor. En güzel tarafı ise ne yapabileceklerimizin, ne de hayal gücümüzün sonu yok. Yani ben ilgi duyduğum her alanda projeler deneyip kendimi geliştirebilir, sonucunda yepyeni insanları keşfedip onlardan ilham alıp bir nevi onları hayatıma dahil edebilirim. Aynı zamanda kendin yap projeleri eski eşyalara farklı gözle bakmama, atıkları değerlendirmek için çaba sarf etmeme vesile oldu.

” Sınırlarımı zorlamayı seviyorum.”

Yurt dışında pek çok insan bu tarz projeleri deniyor ve neredeyse hemen hemen her alanda görmek mümkün. Bizde ki eğilimleri nasıl değerlendiriyorsun?

Yurt dışında özellikle ev dekorasyonunda pek çok kendin yap projesi görebileceğiniz şahane evler var. Bizdeyse para verilen eşyanın daha değerli olduğunu düşünen büyük bir kitle var. Oysa eve kişiliğinizi ve zevkinizi yansıtmanın en kolay yolu DIY projelerden geçiyor. Hayal ettiğiniz formu, rengi, dokuyu çoğu zaman kendiniz yaptığınızda elde edebilirsiniz. Bu şekilde çok daha kişilikli ve sizi yansıtan mekânlara sahip oluyorsunuz.

Bu zamana kadar seni en çok heyecanlandıran ya da zorlayan proje hangisiydi?

Geçen sene salonumda büyük bir yenileme yaptım. Hem çok aşamalı bir işti hem de sponsorluydu  dolayısıyla sonucun sadece benim için değil hem de onlar için güzel olması gerekiyordu. İlk kez duvar boyamak gibi korkutucu bir hedefim vardı ama başardım. Pek çok yeni aksesuar yapıp salonumun yemek alanını A’dan Z’ye yeniledim. 3 gün boyunca deli gibi çalıştım. Saatlerce kurgu yaptım ama sonuçtan çok memnun kaldım. Sınırlarımı zorlamayı seviyorum.

“Çok istiyorum ve buna rağmen hala başlayamadım” ya da “zamanı gelmiş gibi hissetmiyorum” dediğin projelerin var mı?

Yaşayacağım evi baştan sona tasarlayıp kendim yapmak istiyorum. İmkânım olursa eski ama karakteri olan bir ev satın alıp onu yavaş yavaş yenilemeyi çok isterim. Zamanı ise maddiyatla bağlantılı olduğu için tamamen belirsiz.

Türkiye’de ya da yurt dışında çalışmalarını takip ettiğin örnek aldığın isimler var mı?

     Özellikle Youtube’da Lone Fox, Mr Kate, Sorry Girls DIY projelerini takip ettiğim isimler.

Nelerden ilham alırsın?

Trendlerden, sinemadan, seyahatlerimden, takipçilerimin isteklerinden, pinterest’ten, youtube’dan… Aslında beni etkileyen her şeyden ilham alıyorum.

Gelecek projelerin neler, seni nerelerde göreceğiz?

Umarım beni daha çok sosyal sorumluluk projelerinde göreceksiniz. Bunlarla ilgili sponsor arayışına girmeyi ve güzel işler yapan farklı alanlardan insanlarla iş birlikleri yapmayı istiyorum. Daha aktif ve daha faydalı bir yıl geçirmeyi bunu da bolca paylaşmayı planlıyorum.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply