BAŞAK TARKIN: “İstanbul’un her yerini bir turist gibi gezmek istiyorum.”

Bir önceki yazımızda, Sevgili Başak Tarkın’ın sanat ve ilham dolu evi için “Sanat ve tasarım severlerin en ilham aldıkları, bohem ruhlu insanların sokaklarında en özgürce dolaşabildekleri Cihangir’de bir ev.…. ” diye bahsetmiştik hatırlarsanız. Ki kendisini takip edenler bilir; Başak’ın evi son derece sanatla iç içe geçen kurgulara hakim, pek çok köşesinde ilham dolu stiller barındıran bir dekorasyon anlayışına sahiptir. İstanbul’un sokaklarından ilham almayı çok sevdiğini bildiğimiz Başak, “Bu dönem evi o kadar yoğun kullandık ki,’ tamam artık bu çok kullanıldı yeni eve geçelim’ diyesim geliyor.” diye takılıyor. İtiraf edelim, içimizden “Ah ne de güzel olurdu” demeden geçemiyoruz. Zira gusto sahibi seçimlerine bayılıyoruz!!!

Karantina sürecinden çok kısa bir süre önce YouTube projesi ile gündemimizde düşürmediğimiz Başak Tarkın’la yeni projelerini ve karantina’nın yaratcılık ve ilham süreçlerine olan etkilerini konuştuk.

Bizi bir anda YouTube projesi nasıl gelişti?

YouTube platformunda ‘’Cihangirdebirev’’ ismiyle var olmayı ne zamandır istiyordum ama nasıl bir içerik zinciri yaratacağımdan emin olamamıştım. Sonra konsept olarak içinde dekorasyon, değişim-dönüşümler, günlük ama estetik sunum fikirlerine uzaktan veya yakından değinebileceğim bir şeyler çekerim diyerek bir makine aldım, Youtube aracılığıyla Adobe Premier’de kurgu yapmayı öğrenerek aralık ayında ilk videomu yayınladım.

Peki böylesine keyifli bir enerji alanına girdikten sonra malum sebeplerden ötürü askıya alınıyor olması yaratıcılık ya da motivasyonu etkiledi mi?

İnanılmaz etkiledi elbette. Bir Instagram takipçimin salonunu dönüştürdüğüm videonun, yeni açılan bir kanala oranla beklenmedik bir izlenmesi oldu, değişim-dönüşüm gerçekleştirdiğim mekanların videolarını koymaya devam etmek için müthiş bir motivasyondu benim için, derken evlere kapandık. Ben de Youtube platformundan iyice uzaklaşmamak için bu sürecin evde kalma gerçeğine uygun olarak evde video çekmeye karar verdim.

Mix Media tasarım çalışmaları hazırlıyoruz, herhangi bir alanda bir şeyler yaratmaya devam etmek bir zincir gibi, diğer alanlardaki yaratıcılıklarınıza kadar dokunan ve heyecanınızı ayakta tutan bir aktivite.



Bu dönemde heyecanını ve tutkunu beslemek için neler yapıyorsun peki?

Uğur’la beraber yıllardır birkaç tatil hariç bu kadar beraber zaman geçiremediğimizi fark ettik. Bu sebeple bize çok iyi geldi. Uğur dövme sanatçısı, kişiye özel dövme tasarımları hazırlıyor, bir süre önce bu tasarımları beraber çizdiğimiz bir dönem vardı ve o tasarımlar çok talep görmüştü. Sonra yoğun tempolardan dolayı devam ettirememiştik. Şimdi hazır evdeyken günün büyük bir kısmında dövme tasarımları için Mix Media tasarım çalışmaları hazırlıyoruz, herhangi bir alanda bir şeyler yaratmaya devam etmek bir zincir gibi, diğer alanlardaki yaratıcılıklarınıza kadar dokunan ve heyecanınızı ayakta tutan bir aktivite.

Evin sana çok ilham verdiğini hatırlıyorum, şimdi her gün aynı rutinde evde olunca neleri fark ettin, gözüne takılan ya da değiştirmek istediğin herhangi bir şeyler oldu mu?

Çok fazla şey var 🙂 Bu dönem evi o kadar yoğun kullandık ki tamam artık bu çok kullanıldı yeni eve geçelim diyesim geliyor 🙂 Tabii işin espirisi bir yana, rutin dediğimiz şey monotonluğa geçene kadar güzel. Bulunduğumuz yerden çıkamama sürecine Ibiza sahillerinde yakalanmış dahi olsaydım, bir süre sonra manzaraya kulp takmaya başlayabilir, ortamımı değiştirmek isterdim. İnsan doğası böyle sanıyorum ki.

Evde bir günün nasıl geçiyor?

Mutfak, çizim, mutfak, Netflix, tekrar mutfak.

Peki bu dönemde mutfak rutinlerinde ne gibi değişiklikler gözlemledin?

Hazır evde kalmışken, normalde “Kim uğraşacak şimdi” dediğim, mutfakta biraz emek isteyen şeyleri yapıyorum, her gün değil tabii. Serpme kahvaltıcıları aratmayacak bir kahvaltı hazırlama motivasyonum da oluyor, sadece bir kahveyle bütün sabahı geçiştirdiğim de.

Peki sen bu dönemde insanların ev yaşam stillerini incelediğinde en çok neyi fark ettin?

İmkânı olan herkesin evde kaldığı bu süreçte sosyal medyada herkesin evlerinin içine ister istemez konuk oluyoruz. Birden fazla gözlemim var ama ilk olarak; herkes mutfakta. Mutfak, hiçbir şey yaratamasan bile bir şeyler yaratabildiğin, evlerimizin alet edevat ve gıda dolu üretim atölyesi gibi. Böyle dönemlerde insanlara, yalnızca bir kek bile olsa, herhangi bir şey üretmek kadar iyi gelen başka bir şey yok sanırım.

İstanbul’un her yerini  bir turist gibi gezmek istiyorum.

Başak Tarkın

Kendinle ilgili farkındalıkların neler, bu sürecin sana olumlu yanları oldu mu, içerideyken yeni bir fikir geldi mi mesela aklına?

Bu evde kalma sürecinin, Instagram gibi hayatın özellikle estetik taraflarının fotoğraflarını paylaştığımız sosyal medya platformlarında, bir aydınlanma yarışına dönüştürüldüğünü düşünüyorum. Kim daha çok farkındalık yaşayacak, kim kendini daha çok geliştirecek gibi baskıcı bir algı oluştu bence. Ben büyük farkındalıklar yaşamadım ama minik bir karar aldım, her şeyi geride bıraktığımız ve rahatça dışarı çıkabildiğimiz günler gelince, İstanbul’un her yerini  bir turist gibi gezmek istiyorum.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply