DOĞADAN İLHAM ALANLAR: MAÇKA ATÖLYE

Maçka Atölye, İzmir’de butik bir ahşap atölyesi. Doğal ağaçlarla özgün tasarımlar yapan bu atölyeyi bu kadar özel kılan şey işini tutkuyla yapan gerçek bir zanaatkârın elinden çıkıyor olması. Kurumsal hayattan kaçış isteğinin kendisine küçük bir hobi atölyesi açtırması ile başlamış Maçka Atölye‘nin hikâyesi. Bizim için bir ahşap atölyesinden çok daha fazla olunca da bu güzel hikayeyi Maçka Atölye‘nin kurucusu Ali Bıçaklıoğlu’ndan dinlemek istedik.

Sosyal medya sayfanıza bakınca ben orada ahşap atölyesinden çok daha fazlasını görüyorum. Hem görsel bir şölen var hem de ciddi bir emek. Biraz sizden duysak Maçka Atölye‘nin nasıl hikayesini?

Çok klasik bir cevap gibi gelebilir belki ama benim için çocukluktan gelen bir tutkudur ahşapla uğraşmak. Çocukken boş vakitlerimin çoğunu mahallemizdeki ahşap doğrama atölyesinin camından içeriyi izleyerek geçirirdim. Ham malzemeyken ayrı, işlendikten sonra ayrı büyülerdi beni ahşap. Sanki canlanıyorlar, hayat buluyorlardı işlendikçe. Bir diğer tutkum olan bisiklette milli formayla ülkemize birçok birincilik kazandırdıktan sonra bu büyülü dünyadan çok uzakta tekstil sektöründe perakendecilikle hayatımı kazanmaya başladım ilk olarak. Uzun yıllar emek verdiğim sektörün beni çok bunalttığı bir dönemde ise küçük bir hobi atölyesi açtım. İşte böyle başladı MAÇKA macerası…

Sadece ahşap mobilya ile sınırlı değilsiniz, etkinlik süslemelerinde bolca gördüğümüz ışıklı harfler, mutfaklar için kaseler, bercesteler gibi geniş bir yelpaze var. Bu çeşitlilik talepler doğrultusunda mı gerçekleşiyor yoksa tamamen o an içinizden gelenler ile mi tasarlanıyor?

Yoğunluk durumuna göre değişiyor üretimlerimin içeriği. Evlere çoğunlukla yaptığım mobilyalarla konuk oluyorum tabi ama fırsat buldukça ev aksesuarları ya da küçük hediyelik ürünler üretmek de hoşuma gidiyor. Bu zamanlar çok sık olamasa da beni besliyor ve daha çok evde Maçka Atölye olarak var olabilmemi sağlıyor. 

Ben uzun zamandır sayfanızı takipteyim. Ve her gönderinizde müthiş keyif alarak çalıştığınızı, ürettiğinizi hissediyorum. Artı ve eksileri ile sizden de öğrenmek isteriz bu süreci?

Her yaptığım ürün birbirinden kıymetli benim için ve farklı hikayeleri barındırıyor içinde. Hepsinin kendi mevsimi, karakteristik özellikleri, en önemlisi farklı duruşları var. Açıkçası yaptığım ürünü sevmekle başlıyor bu süreç. Bu duygusal bağ oluştuktan sonra ürüne uygun ağacı, cila ve aksesuarları seçmek işin en önemli noktası. Ardından çocukluğumda beni büyüleyen o üretim süreci ve hayat bulma serüveni başlıyor.

Doğadaki her şey ayrı bir ilham kaynağı benim için.

Her parça ya renginden ya tasarımından ya da ufak bir detayından standardın dışında ürünler olduğunu çok net belli ediyor. Tasarım aşamasında siz neler yaşıyorsunuz? Mesela içinize sinmeyen ama müşteri talebi olduğu için üretmek zorunda kaldığınız parçalar oluyor mu?

Sanırım beni takip edenler ve benden ürün almak isteyenler sayfamdaki bu ruhu hissediyor. Kendileri için önemli olan detayları paylaşıp beni özgür bıraktıklarında o lezzeti yakalayacaklarını fark ediyorlar. Aramızda sözlere dökülmemiş bir güven duygusu oluşuyor ve ben de bu duyguyu sarsmamak için elimden geleni yapıyorum. Bir de beni tanıyanlar bilirler zaten istenilen ürün eğer benlik değilse tüm samimiyetimle söylerim bunu.

Size ilham veren bir marka & sanatçı & tasarımcı var mı ?

Aslında doğadaki her şey ayrı bir ilham kaynağı benim için. Ama Japonların çalışma disiplinleri ve ürünlerindeki yalınlığa bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Ishıtanı ve Kobeumsuk ilgiyle takip ettiklerimden…

Kendi evinizde de yine atölyenizden parçalar kullanıyor musunuz? 

Siparişlerden fırsat buldukça kendi evim için de bir şeyler üretmeyi çok seviyorum  ama sevdiğim markaların ürünleri de mevcut tabii ki. 

Mevcut pandemi döneminde siz nasıl bir süreç geçirdiniz? Kimi zaman bu tarz dönemler yaratıcılığı ve üretimi olumlu şekilde etkileyip ivme kazandırabiliyor. Sizde nasıl ilerliyor?

Pandemi döneminde evde çizimlere ağırlık verip üretim öncesi ölçülendirme aşamalarını kağıt üzerinde bitirme konusuna öncelik verdim. Ama atölye bağımlısı biri olarak kağıt üzerindeki üretimden daha çok malzemeyle iç içe olacağım günleri iple çekiyorum tabii ki.

Instagram videolarında fonda çalan meltem esintili şarkı seçimlerinizi hep çok sevdim. Son olarak sizden bir günün şarkısı gelsin okuyucularımıza

PAOLO CONTE “ IT’S WONDERFUL”

Sahilde, güneş içimizi ısıtırken, elimizde soğuk içeceklerimiz, en sevdiğimiz kitabı okurken dinlediğimizi hayal edebiliriz bence. Nasılsa hayallere karantina yok .

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply